Geri alım hakkı, bir emlakın satın alınma hakkının ilk olarak önceki sahibine verildiği bir durumu ifade eder. Bu durum, aynı zamanda vefa hakkı olarak da anılır ve eski sahibin mülkiyeti tekrar satın alabilme fırsatını elinde tutmasına olanak sağlar.
Kredi ödemede güçlük çeken bireyler, vefa hakkının kurulmasını isteyebilirler. Eğer borçlar ödenmezse, banka ipotek altına alınmış emlaki borç karşılığında ele geçirir. Banka, bu emlaki yeniden satmayı düşündüğünde, vefa hakkını kullanmak isteyen eski sahip, emlaki satın alma fırsatına sahip olabilir. Borç karşılığı güvence durumunda olduğu gibi, taraflar arasında istenildiği zaman da vefa hakkı oluşturulabilir.
Bir emlak satışa sunulduğunda, eski sahip, mülkü ilk sıradan satın alma hakkına sahiptir. Geri alım hakkının oluşturulması, emlağın yeni sahibinin herhangi bir kullanım haklarını sınırlamaz. Yeni sahip, gayrimenkulu kullanabilir veya kiralama gibi gelir yaratma yollarından yararlanabilir.
Geri alım hakkının süresi en fazla 10 yıldır. Eğer satış üzerinden 10 yıl geçmişse, vefa hakkı geçerliliğini kaybeder. Bununla birlikte, aksi bir anlaşma yapılmadıkça, geri alım hakkı başka birine aktarılamaz. Ancak, miras yoluyla aktarılabilir.
Geri alım hakkı, gayrimenkulün satışı esnasında Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinde veya satışın ardından bir noter önünde oluşturulabilir. Eğer taraflar talep ederse, tapuya ilgili not eklenerek bu hak belgelenebilir.
Geri alım hakkı sözleşmesi için ihtiyaç duyulan belgeler aşağıdaki gibidir:
Geri alım hakkı bir kişisel haktır ve genellikle bir sözleşmeden kaynaklanır. Kişisel haklar, sözleşme tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı savunulamaz, bu yüzden Türk Medeni Kanunu, bu hakkın güçlendirilmesi için tapuya şerh işlemi koymayı öngörmüştür. Bu durum, Medeni Kanunun 1009. maddesinde belirtildiği gibi düzenlenmiştir:
“İnşaat karşılığında arsa payı, taşınmaz satış vaadi, kira, satın alma, önalım, geri alım sözleşmelerinden doğan haklar ve kanunlarla açıkça belirtilen diğer haklar tapu kütüğüne şerh edilebilir. Bu haklar, tapuya şerh işlemi yapıldıktan sonra, taşınmaz üzerinde sonradan edinilen hak sahiplerine karşı ileri sürülebilir.”
Fakat, şerh işlemi yapılmış bile olsa, geri alım hakkının 10 yıl içerisinde kullanılması gereklidir.
Geri alım hakkının noter veya tapuda oluşturulmasına bağlı olarak ödenecek ücret değişir. Eğer gayrimenkul satışı sırasında vefa hakkı belirlenirse, tapu devir harcının dışında herhangi bir ek ücret ödenmez, ancak yüzde 0.75 oranında damga vergisi alınır.
Satışın ardından noterde vefa sözleşmesi yapılırsa, yüzde 0.594 oranında tapu harcı tahsil edilir. Vefa hakkının sonlandırılması, yani tapudaki notun kaldırılması işlemi için belirlenmiş olan sabit bir “terkin” ücreti ödenir.
BDDK lisansına sahip olan ve yatırımlarınızı güvence altına alan Tasarruf Finansman Şirketi Katılımevim, faizsiz, peşinatsız ve kefilsiz bir şekilde hayalinizdeki eve sahip olmanızı sağlar. Bütçenize uygun, size özel avantajları keşfetmek ve ev sahibi olma yolundaki detayları öğrenmek için 444 11 00 numaralı hattı kullanarak Katılımevim’i istediğiniz zaman arayabilirsiniz.
Otomobiller modern yaşamın en önemli ihtiyaçlarından biri haline gelmiştir. Sürücüler için aracın güvenliği, dayanıklılığı [...]
Otomotiv teknolojisinde sürüş konforu, performans ve yakıt verimliliğini artırmak amacıyla birçok ileri seviye sistem geliştirilmiştir [...]
TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi) Türkiye’de taşınmazlara ait tüm bilgilerin dijital ortamda toplandığı ve yönetildiği [...]
Günümüzde gayrimenkul yatırımları bireylerin ekonomik güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Ev, arsa veya iş yeri [...]
Müştemilat, bir yapının esas kullanım amacını destekleyen, ana binaya bağlı ya da ondan bağımsız olarak inşa edilmiş [...]
Konut ve gayrimenkul sektörü ekonomik büyümenin önemli göstergelerinden biri olarak yatırımcıların ve bireylerin [...]
Modern otomobiller teknolojik özelliklerinin yanı sıra sürüş güvenliğini de ön planda tutan mekanik sistemler üzerine kuruludur [...]
Şehir yaşamının yoğun temposu insanları doğaya yönlendiren en temel sebeplerden biri haline gelmiştir [...]
Bir taşınmazın hukuken size ait olduğunun ispatı yalnızca sözlü beyanlarla değil resmi kayıtlarla mümkündür [...]